yalan olan aşk mı?
günümüzü, gündemimizi, gençliğimizi en çok meşgul eden düşündüren konulardan birisi aşk. bu 3 harfe yüklenmiş okadar çok anlam varki biz bunların arasında koca bir karmaşanın içinde buluyoruz kendimizi. çoğu insan hayatında kötü bir deneyimden sonra farklı psikolojiye bürünüyor. duygularmızı kaybedip aşka, insanlara olan inancımızı güvenimizi kaybediyoruz. peki bunda aşkın suçu ne? aşk hiçbirzaman yalan olamaz sadece onu yaşatan veya yaşattıran yalan olabilir. genelde verdiğimiz değeri alamamaktan, çok değer verip kaybetmekten şikayetçi oluruz. bunun adına birsürü denemeler, şiirler yazar okuruz. hayat işte biyerde herkesi aynı kılar. terkedilenler hep farklı olduğunu, haketmediği şeyler yaşadığını düşünür. sonucunda "bundan sonra aşk,maşk yok kafama göre takılır gönlümü eylendiririm" sözleri dilimizden eksik olmaz. bu nekadar doğrudur? sizi haketmeyen size ihanet eden veya terkeden bir kişidir oysa. etraf bunun gibi binlerce kişiyle dolu olsada sizin yaşadıklarınızı yaşayan binlerce kişi daha vardır. onlarında yüreği büyüktü, onlarda çok seviyordu ama olmadı. neticede halen daha aşkı yaşatabilecek insanlar var. bizler yanlış insanda ısrarcı olmakla asıl hatanın sahibi olamaz mıyız? veya koca bir aşkı gururumuza değişip "yeter be" demedik mi? bir taraf daima kaçan kişiyi oynarken dieri kovalayan olur. ama bu kaçan rolundeki insanın sevmediğini göstermez. bu durum zamanla ipleri eline verdiğimiz karşı tarafın bir nevi alışkanlığı haline gelir. eğer doğru insanda olduğumuzdan eminsek daha güçlü ve sabırlı olmalıyız. bu yolda sadece gerçekten isteyenler kazanır. bugün bakıyorumda isteyipte sahip olamadığım tek şey eski sevgilim. eminimki daha kararlı ve sağlam olabilseydim onada sahip olurdum belki yıllar sonra belki yıllarca görüşmeden. bu yüzden karşımdakini okadar suçlayamıyorum: demekki bende biyerden sonra gururuma yenik düşebiliyorum, onu silebiliyorum, unutulmaz dediğimi unutabiliyorum. sizde yaşamışsanız eğer hakvereceksinizki bir zamanlar "sensiz yaşayamam" dediğiniz insan artık yok ve pek ala mutlu mesut hergün gülebiliyorsunuz. bizler birer yalancıyız aşkı yaşarken körükörüne inandığımız yalanlarımızın sahipleriyiz. KİMSE UNUTULMAZ DEĞİLDİR ama unutulmaz duygular vardır. aşkı özler insan fıtratında vardır. bu yolda yürürken asıl dikkat etmemiz gereken yüreği büyük sevmesini bilen birisiyle yürümektir. "aşk yok, bu devirde nerdee, kimse sevmesini bilmiyor" diyen kişiler bizlersek bu isyanımızın arkasında kendi sevgimize olan güvenimiz vardır. unutmayınki bu bayağılaşmış sözleri sadece siz değil birçok insan söyledi. demekki sevmesini bilen insan çok var. ama çoğu yanlış insanda birçok duygusunu kaybetti. şu dünyada hiçbirşey bizi karamsarlığa itmemeli koca bir depremin ardından yeni binalar inşa etmek zor gibi görünsede imkansız değildir. biraz zaman ve zati hazırda olan tecrübe;)
ben epey uzattım sanırım:D vermek istediğim mesajı almış olmanızı diliyorum ve sagopanın çok hoşuma giden nakaratını tekrardan yazıyorum: yardımcı içerik olarak:)
Aşk yok artık, kalmamış bu devirde.
Deme vardır, hak yeme ara bul.
Aşksız olsun, kalbim neşe dolsun deme bu ne fena bir hatadır!
ne bilim arkadaşlar bu gece yine kafam güzel içimden geldiğince düşüncelerimi paylaştım. yazımdan aşka susadığım fln düşünülmesin buna hazır olmadığımın bilincinde olarak uzun süreliğine kapadım gönül kaplarımı:) herşey yerinde ve zamanında güzel...
Bünyamin Kapıcıoğlu ( bunyt@hotmail.com )
23/1/2009 | Kategori:
duyguseli
|
Yorum (5) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa