Sanal cafeniz .:CAFETURKA:.



aşk yok artık DEME (ara bul)

İznim olmadıkça alamazsın bendekini benden. Eğer ki alsan hesap sorar bendeki senden. Böyle sorgu sual beklerken adliyetten. Ne çıkar planladığın çirkin art niyetten? Bu miskinlik keyfiyetten. Hali vakti yerindelikten. Her şey günlük gülistanlık olacak olsaydı gerçekten imtihan olmazdı! Gelişi güzel doğar, büyür, ölürdük. Alimler olmasaydı biz şuanda kördük. İnsan öyle yaradılış ki; düşünür, taşınır, hamle yapar. Sorgusuzca başına buyruk doğrularını savunuyorsun, yanlış fikirlerden yanlış bir sen yaratıyorsun (sen). Sen abartıyorsun rahat yaşamla sapıtmayı. İstanbul üstünden geçmiş bırak kendini korumayı. İyiden iyiye bakıyorum da yoldan raydan çıkmışsın. Tenine dokunan ellerden bir koleksiyon yapmışsın aferin! O yataktan bu yatağa yatıp takılıp sızmışsın, bu zihniyetle aşı yorgan altlarında aramışsın aferin! Akrep ateş çemberinde harekiri yaptı sahiden, pozitif olana dek negatifim kuzen. Erkek alana dek istediğini sanarsın ki Romeo, ne diller döker de teslim olur kapana Juliet. Kadınlar hassas ve hisli, dilekleri içlerinde gizli, hatırla işi bitince kaç Romeo gaddarca gitti? Kadın olmak zor bu kadar acımasızlık sürerken. Hemcinslerim abazanlıktan oduncasına yanarken. Taksim fuhuş yuvası, partiler karı kız kazan ederken. Koleksiyona yeni bir bebek ekle sabah güneşi doğarken!…

El bebek, gül bebek bu yaşına kadar geldin. Düşünsene bir it heriften sertçe tekme yedin. Geceye aşkla vardın, sabaha yabancı uyandın. Bil ki sonraki gün başka bir bayanla atılacaksın (yeah). Kadını kandırmaksa amaç alayınız yalancı. Kapında köpek olan işi bitince yabancı. Tuzağa düşeni iplemez, yeni bir avı kovalar avcı. Sen karar ver bu olayda kim hakim, kim savcı? Erkeklerin elinin kiri, kadının boğaza geçirin ipi. Var mı böyle adalet kesin ikisinin de boynunu. Tez helak edin iblisin hile dolu bu oyununu. Uyandırın dünden kalma uyuya kalmış yorgunu…

Aşk yok artık, kalmamış bu devirde.
Deme vardır, hak yeme ara bul. (Ara bul, ara bul, ara bul, ara bul…)
Aşksız olsun, kalbim neşe dolsun deme bu ne fena bir hatadır!

                                                                                      Sagopa Kajmer

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

5/1/2009 | Kategori: duyguseli | Yorum (1) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

  1. Yazan: ahmet kapıcıoğlu | Tarih: 2009-01-26 14:45:39
    Konu: karıştım
    kuzen ben neden dem wurduğunu anlıyamadım doğrusu ya direk kendini dışarda tutarak gördüklerini anlatıosun yada yine onu yapıosun senle hayatınla pek ilgisi yok sanırım yanılıomuyum ama werilen mesajlar oturaklı

    CEVAP: Bünyamin Kapıcıoglu:
    benim yazdığım yazılarda mutlaka yaşadıklarımdan kesikler vardır. ama bu yazı sagopa kajmerin yazısı. gerçi buda yaşayıp gördüğüm insanlarda karşılaştığım durumlar. aslında neden ne için uğraştığım meçhul sadece içimden geldiğince yazıyorum.

    Düzenleyen cafeturka gün: 29/1/2009 saat: 15:03

    Bağlantı >



Google Alexa Altavista Ask Yahoo Netscape MSN


key: messenger, smiley, hareketli, öpüşen, ifade, muck, bebek, pc, net, msn, sanal, cafe, duygu, düşünce, fikir, hayat, aşk, ayrılık, deli, inan, hırs, problem, şık, sevgi, değer, duygusal, şiir, modifiye, otomobil, araba, woofer, blog, site, güzel, hata, gerçek, yalan, doğru, özlem, hasret, beklenti, dilek, arzu, neden, sebep, gecem, şiir, göçmen, kuş, gözcü, köşemde, unutmak, gönül, yürek, kalp, chat, sohbet, baby, break, ipucu, windows, faça, şekil, reno, fiat, doğan, tofaş, clio, tipo, anadol, wolsvagen, golf, explorer, xp, acı, hüzün, keder, paylaşım, paylaşmak, yorum, kalem, edebiyat, duyguseli, cafeturka, bünyamin, kapıcıoğlu, bunyow, b.k, sıcak, içten, samimi, hoş, mektup, son, sevgili, aşık, sevda, ümit, umut, tutku, kum, kale, şair, gece, gün, yaz, yağmur, mutluluk, evlilik, söz, mesaj, ileti, deniz, dalga, albüm, resim, müzik, video, rss